5 Haziran 2011 Pazar

Diş buğdayı I






Sevgili blog,


Biliyorsun ki ben uzun süre merasimsiz kalamam. Hemmen oğluşum için bir merasim buldum yine. "Diş buğdayı" ya da "Diş hediği" ya da "Diş bulguru". Dişi çıkan çocuk için yapılır. İkram hazırlanır, buğday pişirilir, ev süslenir. İtiraf ediyorum İstanbul'daki arkadaşlarımızı görmek ve seni göstermek için yaptık bu organizasyonu :) Bu organizasyon sadece beta sürümüdür.


Menümüz: Diş buğdayı ve süsleri, zeytinyağlı sarma, peynirli börek, mercimek köftesi, kumpircikler, kartopu, truff, renkli şekerli toplar, diş kurabiyesi, diş pastası ve şeker keseleri.

  

Ne yazık ki İstanbul'un adeti oğlum, herkesin işi denk gelmiyor burada bir araya gelmek zor iş. Gelemeyenlerimiz çok olsa da gelenlerimizle çok güzel vakit geçirdik. Merve Teyze ve İlker Amca (aynı zamanda bizim İstanbul'daki ilk misafirlerimiz olur kendileri. 23 Nisan'ını kutlamak için gelmişlerdi bizim taşınmamızdan birkaç gün sonra), Ahmet Amca ve Dilek Abla, Esra Teyze ve Dilek Teyze.



Merve ve İlker  sağolsunlar bizim buralarda bulamadığımız süsleri almışlar, taa 1. yaş gününe kadar hatta en az üç doğum günü dolusu kutlama süsümüz var! Gelir gelmez hemen süslediler Ahmet Amca'nın mühendislik zekası sayesinde hangi süsün nereye asılacağı sorunsalı da çözüme kavuşturuldu.





Önce biz sen uyurken herkesin pek bir şüpheyle yaklaştığı diş buğdayını yedik. Annen ne güzel hazırlamıştı dişbuğdayını. Aslında uygulama gayet basitti buğdayın üzerine bal, pekmez, şekerler, tarçın, hindistancevizi, kuruyemişler konulup yenilecekti amma velakin bundan pek bir malzeme çıkardılar oğlum. Ahmet Amcan "o kadar şeyi neyin üstüne döksen yenir" dedi, İlker Amcan "biz zaten meraktan geldik ne ola ki bu dişbuğdayı" dedi, Baban "Hayatım, milletin midesini doldurma buğdayla istersen" dedi. Bunlara yaranılmaz oğlum.



Sonra ikramları getirdik sen uyandın o arada, çaylar içildi börekler sarmalar hüpletildi. Esra Teyze ve Dilek Teyze sonradan gelebildiler. Sonra senin pastanı kestik hediyelerini açtık. Ahmet amcan sana dans eden bir horoz getirmiş. Sen ilk önce tuhaf tuhaf baksan da sonradan sevdin ve hatta sarıldın horozuna. Ama içimden bir ses annenin ve babanın sana gelen oyuncaklara daha çok sevindiğini ve sevineceğini söylüyor. Esra Teyzen ve Dilek Teyzen de sana yazlık şort tulum almışlar. Pek bir şirin olacaksın içinde.


Merve Teyzen seninle doya doya oynadı. Ayaklarını pek sevdiler. Ben de ikide bir onları çocuk yapın diye taciz ettim. Merve Teyzen çekimser oy kullandı, İlker Amcan yorumsuz kaldı. Onlar olmasa fotoğraflar da çekilmezdi bilesin. Senin akıllı annen fotoğraf makinesini İzmir'de unuttu çünkü :)
Bizim evimiz herkese uzak oğlum ve Esra teyzen hariç herkes Anadolu yakasından kalktı geldi. Bu arabası olmayan biri için ortalama 3 vasıta demek. O yüzden sağolsunlar seni, bizi seviyorlar pek çok. ama biz ebeveyn olmanın gereği olarak artık öğrendik çocuğumuzun daha çok seviliyor olmasına, önce senin kucaklanmana.
Yemek içmekten muhabbetten unuttuğumuz bir şey de meslek seçimi merasimi. Senin önüne çeşitli alet edevat koyup hangisine uzanırsan ona göre filanca mesleği seçecek bu çocuk diyecektik, artık onu da İzmir'de yaparız anneannende.
Beta sürümü güzel oldu. Şimdi annen öteki organizasyonun izini sürüyor.















































Hiç yorum yok: