4 Mayıs 2012 Cuma

Dilsel gelişim cross check

İlk cümleler
Işık nan! = Işık yan!
Anne ge! = Anne gel!
Kapı aç!
Kamyon kepçe kaja!= Kamyon ve kepçe kaza yaptı

Favori kelimeler
Ben en çok bi daa bidaa ve bişii demesini seviyorum arka arkaya söylüyor. Bir de aaaa? diyor ilginç bir şey görünce.

Bağımsız oyun oynama durumu
Kendi kendine oynamaya başladı. Efendim güya arabalar kaza yapıyormuş. Olay mahallinden de Yaman geçiyormuş ve örümcek hisleriyle olaya müdahale edip polisi arıyormuş. Senaryo böyle. Yaman hemen "avoo pıliiis" diyor. Heeen heeen diyerek dolaşıyor evi elinde arabayla. Kajaa kajaa diyor. Sonra da  avoo poliiis diyor.

Beşer isimleri
Dün komşumuz Gülcan ve Emine geldiler çay içmeye. Cücan ve E-mi-ne dedi. Şimdilik Ali, Osman, Ayşe, Onuuğ, Gökan, Hatici, Nuyi, Nuuşen, Jim, Ahmet, Yeco, Kurbiş, Pepe, Şila, Şuşu, bebe diyor.

Kişisel bilgiler
Babanın işi ne Ma-ki-ne
Annenin işi ne Öömen

Zamirler
Bu ara beni odaya çağırırken "ben gee" diyor. Bu zamir işi zor zanaat sahiden. Ben benim sen de sensin  Yaman deyince haaaığ? dedi garibim :)

Geometri
Üçgen
Kayee
Daaaye

Aağıdaki kısa filmimiz bir çilek yeme seansınsan alıntıdır :


23 Nisan 2012 Pazartesi

Linguistik durum ve sözel sakinleştiriciler

Yaman'ın kelime haznesinde şu an hatırlayabildiğim kadarıyla oluşturduğum listeye göre 220'un üstünde kelime var.
İşte
Aaba Araba
Aaç ağaç
Aak ayak
Aata anahtar
Aba abla
Abi
Acı           Acıdı
Açum      
Adam
Ahmet
Al
Amim amin
Aana        ayna
Anne
Apam apartman
Aşaa aşağı
Avoo alo (telefon)
Ayet alet
Ayşa ayşe
Baanne    babaanne
Baba
Bakon
Banno      banyo
Bap bap
Bas
Başak
Bayuk balık
Bebe        bebek
Bem         ben
Bez
Bıcı
Biçak
Bilsaa bilgisayar
Boks
Bööye       Böyle
Buuda burada
Buhar
Buyut bulut
Cant
Cıptıs kulaklık
Cıs fırın
Ciiz ceviz
Cüje cüce
Çayi çay
Çekil
Çıtçıt tırnak makası
Çiçek
Çim
Çiş
Çoap        Çorap
Çomak
Çooba       Çorba
Çöp
Da da paspas
Dam damacana
Dardar çim biçme makinesi
Daye daire
Dede
Teeze teyze
Demlik
Deve
Dırın dırın gitar
Dız             yıldız
Dilek
Dilik delik
Diş
Diz
Don
Doyap dolap
Duş
Düüme        düğme
Ee
El
et
Elisya
elm elma
Epek ekmek
Ev
Far
Fiy                fil
Fu su
Ge gel
Git
Gökan
Gönye
Göz
Gum kum
Hamuf hamur
Hatice
hajım hazırım
Hazi         hazine
Hotum      hortum
Işık
İiim           iyiyim
İp
İş
İti ütü
İuiu yunus balığı
İzim         Üzüm
Jim           cem
Jip jeep
Kaka
kaym        kalem
Kammon kamyon
Kapı
Kaşik kaşık
kaye kahve
çayi çay
kabyo        kablo
tedi kedi
Keem        krem
kek
Kepçe
Ketı            kettle
kotuk koltuk
Kombo kombi
Kuş
kipe küpe
Lamba
Maaka       Marka
Makin makine
Makkap    matkap
Mama
Maman     Yaman
Mana mana mahna mahna (muppet show)
Masa
Meete metre
Memet Mehmet
Mem meme
Meve meyve
Mey ver
Miki mickey mouse
Mimon limon
Mistak mis yatak (kendi yatağı)
Miüs minibüs
Mizik müzik
Mokok yumurta
Moto motor
Mus                      muz
Musuk                 musluk
Muvak                 Mutfak
Naağ nar
Naa yağ
Nede nerede
Nen nen uyku
Nida                   vida
nok                     yok
Noot                   Yoğurt
Oda
okul
Omaz olmaz
Onuu Onur
Ot
Otu otur
Otüs otobüs
Paak
Papak kapak
Pense
Pepe
Piaaa piramit
Piiiz                     Priz
Pini peynir
Pooto                    fotoğraf makinesi
Pöpek                    köpek
Saat
Saç
Sap
Sok
hoppa
vjjjjt                        kaydırak
sem sen
Sııt            Sırtlan
Sicak sıcak
Sidi cd
Sisom sifon
Sok
Sook soğuk
Sus
Süt
Şampam şampuan
Şila
Şişe
Şuşu
Taak tarak
Tahta
Taka              toka
Tatal  çatal
Tayuk          tavuk
Topak         Toprak
Yapak yaprak
Tınak tırnak
Tıs               yılan
Tıtı               tırtıl
Tiktak saat
Titap  kitap
Top
Tos    tost makinesi
Tova            Kova
Tulak kulak
Tutu
Tuz
Üçgen
Vah vah
Vuu çamaşır makinesi
Zitin zeytin
Züü                zürafa
bidaa bir daha
bi
iki
üç
dööt
beş
altı
yedi
sekiz
dotuz
on
yüz
fıkır fıkır
kaz
dışar           dışarı


İngilizce
Mapıt   Muppet
sipa spider
Who's Yaman  deyince "Me"
How old are you? deyince "Man" diyor

Bir ay önce söylediği ilk iki kelimelik cümlesi "dede gel", ikincisi de "baba bak". Şu anda "anne iş",  "memet okul", "baba ev" "neede? buuda!" gibi cümleler kuruyor.
Dün ilk kez "baba işe gitti" dedi, bugün de "Gökan" dedi.

"Arven nasıl ağlıyor?" deyince "iuuuv" diyor.

Gayet iyi gidiyor, bol bol kitap okuyor. Hatta kendi kendine de okuyor bazen odasında. Sesli olarak söylüyor gördüğü resimlerdeki nesnelerin isimlerini ya da sessiz sessiz uzun uzun sayfalara bakıyor.

Geçen gün 20 aylık kızı olan bir arkadaş geldi ve kızının çok az kelime söylediğini söyledi. Bu tabi ki herhangi bir şeyin göstergesi değil ve bildiğim, uzmanlık tasladığım için konuşmuyorum; ama Yaman'da yaptığımız: hiçbir şeyi ayırt etmeden anlatmak, uzun cümleler kurup tarif etmek. Yani hiç bir zaman Yaman'ın aklı ermez demeden karmaşık ve seviyesinin üstünde olarak tabir edilebilecek kelimeleri de söyledik. Mesela Yaman şu anda harita üzerinde eskimo, iglo, kutup ayısı, panda, kanguru, at, piramit resimlerinin olduğu yerleri gösterebiliyor.

Bunun dışında "çay nasıl demlenir?" gibi bir şeyi abartılı hareketler ve mimiklerle anlatmak çok işe yaradı. Her seferinde pür dikkat suratıma bakıp dinledi beni. Sonra bu tariflediğim şeyler bir oyun haline geldi ve hiç değişmeyen bir sırayla anlatıldığı için Yaman'ın kendini güvende hissettiği hikayelere dönüştüler. Yaman bazen arabada çok huysuzlanıyor ve biz o zaman hemen ya çay nasıl demlenirdi ya da kahve makinesi nasıl çalıştırılırdı gibi sorunsallara çözüm buluyoruz. "Düğmeye bas, açılsın biip ışık yandı. Haydi bakalım kolu kaldır..." gibi. Yaman hemen büyük bir ilgiyle bana bakıyor ve oyuna katılıyor. Bir diğer yöntem de odasındaki eşyaları anlatmak. "Anneciğim mis gibi bir yatak var senin odanda, Yaman'ın yatağı, yastıkların vaaar, duvarda uçak resimlerin var. Baban o uçaklara binip gidiyordu değil mi?" gibi sorular ve hikayeler Yaman'ı hemen sakinleştiriveriyor.

Her şeyi ses ya da hareketiyle birlikte öğretmek, her sorduğuna cevap vermek diğer önemli noktalar. Kelimeyi söylemeye çalıştığında "evet anneciğim aferiin!" deyip kelimenin kendisini her fırsatta tekrar etmek.

Yeni fikirlere açığım :)

10 Nisan 2012 Salı

Mini Öykü: kepçe böyle kamyon

Yaman bir gün dedesiyle ve babaannesiyle parka gider. Parkın yakınlarında kepçeli kamyonlu bir inşaat sahnesine şahit olur. Dedesine ıh diyerek olayı gösterir. Dedesi de anlatır. "Yaman kepçe toprağı böööööyle alıyor kamyonun içine koyuyor" Yaman hemen çakar köfteyi "Kepçe böööle kammon!"
O gün babası eve gelmeden önce onları arar. Yaman telefonda babasına şahit olduğu bu olayı anlatır. "Kepçe bööle kammon!" Bunun üzerine babası Yaman'a kocaman tekerlekleri olan kamyonlar adlı kitabını alır. Yaman sevinçten delirir, tabi ki.
İçinde tuz taşıyan kömür taşıyan kamyonlar, toprağı kamyona döken kepçeler vardır. Yaman bu kitaptan maden kömür ve tuz kelimelerini de öğrenir.


Yaman'ın kepçe kamyon sevgisi derinleşince bir gün annesi parkta sinsi çocuk Arda'nın elinden küreğini almasıyla dökülen gözyaşlarına dayanamaz ve ona hemen yakındaki oyuncakçıdan kepçe alır bir tane. Yaman da sinsi çocuk Arda'yı çatlata çatlata oynar kepçesiyle, toprağa bulanır pis ve mutlu bir çocuk olur. 

Sinsi çocuk Arda'yı da annesi eve götürür erkenden, oh canımıza değsin!



9 Nisan 2012 Pazartesi

Parmak boya kullanma kılavuzu! Yo! Yo!







Mothercare'in ready mix parmak boyalarından aldım haftasonu. Yaman önce iş önlüğünü giydirdim. Sonra eski bir pijama giydirildi, çorapları da değiştirseymişiz iyiymiş; ama neyse.



Salondaki halıyı kaldırdım daha önce bir şeyden çıkan kocaman bir naylon vardı 1mx2m ölçülerinde onu serdim yere. Yaman'ın etrafına da bir tarafı kullanılmış A4 kağıtlardan koydum.  Sonra bir dondurma kutusunun içine sıktım boyayı bandırdık tombik elleri ve Let the party begin!! Bu da videosu :


1. İş önlüğü yoksa gözden çıkarabileceğiniz mümkünse arkası naylon olan uyduruk mutfak önlükleri iş görür
2. Ellerini ağzına götüreceği için ürünün iyi bir şey olmasına özen gösterin. Mothercare'den şişesini 6 TL'ye aldım. Set olarak almak çok akıllıca gelmedi sevmeyebilirdi, küçük bir ihtimal de olsa.
3. Altına filan sermek için plastik masa örtülerinden alabilirsiniz pazarlarda çok ucuza satılıyor. Yalnız yine de çocuğunuz belirlediğiniz alanın içinde kalmayacağı için halıyı kesinlikle kaldırın.
4. Üstünüzdeki kıyafetler olmasa da olur tişört ve pantolon olursa daha iyi olur.
5. Çok uzun sürmesin zira hem bıkmasın hem de çocuklar bir şeyle çok uzun süre oyalandıktan sonra taşkınlık yapabiliyorlar, fırlatmaya ya da ayağa kalkıp duvar sanatçısı olmaya karar verebilir.
6. Biri boya şişesini gizlice ortadan kaldırırsa boya uyumaya gitmiş anneciğim diyerek ortamın gerilmesini önleyebilirsiniz.
7. Çabuk davranıp ya yere serdiğiniz naylonun üzerinde soyun ya da kendinizden en az 50 cm uzakta tutarak koşa kola banyoya götürün ve küvete atın. Suların kesik olmaması gerekiyor yoksa ıslak mendil filan kar etmiyor. Bizim sular çok tehditkar şekilde akıyordu neyse ki sonradan akmaya devam etti.
8. Banyoda da yeterince kudurmuş olan çocuğunuz artık mis gibi bir uyku çeker.
9. Şimdi olay mahalline dönün ve can dostunuz viledayla hemen soyut sanata bulanmış parkelerinizi silin.
10. Kağıtları da çeşitli amaçlar için kullanabilirsiniz. Biz eşe dosta kart olarak göndermeyi düşünüyoruz şimdilik.

8 Nisan 2012 Pazar

Yaman'a anasını unutturan anlar!




Muz
Benim oğlum boğazına düşkün maşallah. Yalnız belli gıdalara karşı kelimenin tam anlamıyla zaafı var. Mesela muz denilen meyveyi "aman oğlum, çok yeme kabız olursun" deyip deyip, azıcık tattırıp, akabinde "tamam yeter bu kadar" diye kalanını mideye indirdiğimiz ya da köşe bucak kaçırdığımız için olsa gerek, kimi zaman bir yerde resmini, kimi zaman da buzdolabı açılınca bizzat kendisine sarı sarı ve leziz leziz bakan muz hevenkini kazara görünce benliğini yitirmişcesine o yöne doğru saldırıya geçiyor "muj",  "mus"  bazen de "muf" diyerek. Bizim yatay dilimler halinde kendisine verdiğimiz muz dilimlerini ışık hızıyla "şimdi kesin yine kabız muhabbeti açacaklar" korkusuyla ağzına bir tıkıyor ki, hatta tepiyor ki, sormayın gitsin.

Araba gezintisi 
Bir diğer şey de araba. Yaman'ın 2011 model Playskool ilk arabam sahibi bir insan olduğundan daha önce bahsetmiştim. Kendisi oğlumun en huysuz zamanlarında güzel bir avutucu ve aynı zamanda iyi bir denge sağlayıcı olarak çok işimize yaramıştır. Ayrıca şekil itibariyle mini cooper ile vos vos arası yuvarlak hatlara sahip olması hasebiyle hep "oğlumun da böyle sevimli ve de şık bir arabası olur büyüyünce inşallah" demişimdir.
Her neyse, işte Yaman kişi bu arabaya binip anneanne, babaanne, dede veyahut baba tarafından arabaya bağlanan bir ip marifetiyle çekilmek suretiyle evde yapılan mini sightseeingler esnasında, neredeyse omzunda kanatları filizleniverecek bir melekmişcesine hiç sesini çıkarmadan ve etrafa masum, mahzun ve mülayim gülümsemeler saçarak durakalıyor. Yaman normalde yürümeyip koşan ve pek de yerinde duramayan bir çocuk olduğu için bu munis anlarının tadını çıkarmak için mümkün olduğunca uzun uzun izliyorum onu.

Dekorasyon değişikliği
Evde herhangi bir şeyin yeri değişiyorsa  hemen olay mahalline gider ve çırpınmaya başlar.  Kelimenin çırpınma anlamında kollarını herhangi bir düzene bağlı kalmaksızın hareket ettirmek vardır ya, Yaman da aynen böyle yapar. Sanırsınız az sonra uçacak.

Vileda vs elektrikli süpürge
Temizlikte de paspasa ya da viledaya "dada" diyor ve o "dada"nın peşinde deli gibi koşturuyor. Elektrik süpürgesinin de aynı şekilde peşinden ayrılmıyor, açıyor kapatıyor ama boyutlarına göre çok büyük olduğu için bazen halıya takılıverip de hareket ettiremeyince çok sinir oluyor. Bağırıyor sanki bir yere sıkışmış gibi yardım istiyor. Tam bir görev adamı ve o görev yerine getirilecek illa ki.

Uçan halı
Altını temizlemek için halıyı biraz oynatayım, Yaman hemen gelip oturuveriyor üstüne. Uçan halı havayolları misali bir de yerleşiyor ve bakıyor suratıma "E hadi? Gene mi rötar var kardeşim, kalkmıyor mu bu halı?" diye. Ben de, hazır beyefendi business class bir şekilde yerleşmişken bozmayayım diyorum keyfini salonun içinde dönüp duruyoruz, keyiften dört köşe ağzımız kulaklarımızda ve kahkahalar atarak.

Baza
Bazen evde yatak bazalarını açıp içinden bir şey almamız gerektiğinde Yaman hemen bitiverir yanımızda ve bizden önce kafasını sokar bazanın içine. Hayır, çocuk kafasını bazanın içine soktuğu için istediği kadar güvenlikli olsun insan tedirgin oluyor. Velhasıl Yaman Bey benim almak istediğim şeye ulaşabildiğim süre zarfında ilgisini çeken birçok şeyi dışarıya çıkarmış oluyor.

Kalem
Oğlumun okur yazarlık kişiliğinin "okumayı söktü"nün ötesinde elinden kitap düşürmeyen, düşünen düşündüğünü yazan edebiyatı iyi olan iki kelimeden daha fazlasını bir araya getirebilen bir adam olmasını istiyorum. Bunun için daha 1 yaşını geçince eline kalem tutturmaya başladım, önüne bir kağıt koydum, "yaz oğlum, çiz oğlum" dedim. Şimdi pilot kalem olsun keçeli kalem olsun kapağı olan her kalemi (özellikle de lekesini çıkarmanın zor olduğu renkleri ve türleri tercih ediyor) gördüğü an "kayim kayim" şeklinde ısrarla isteyen bir oğlum var.

Diş fırçası
Yaman'a diş fırçası aldık bayağı bir süredir de kullanıyor, maksat dişlerini fırçalamak diye bir şey olduğunu bilsin. Oral B stages 1 ile başladık. Şu aralar daha çok dişlerini kaşıyor ama çok seviyor diş fırçalamayı, diş fırçalamakla ilgili her şeye hasta da diyebiliriz. Birimiz dişini fırçalarsa hemen başlıyor diş diş diş diye. Diş fırçasını verene kadar da kesinlikle susmuyor. Bazen düşünüyorum da çocuklardaki şu istediğini elde etme azmi ileriki yıllara taşınsa bilimmiş, hastalıkların çaresiymiş hiçbir engel kalmaz insanoğlunun önünde.

Traş makinesi, saç kurutma makinesi, blendır
Zavallı oğlum bir gün babasını traş olurken görür ve olaylar gelişir. Tabi Yaman'ın göz bebekleri büyüdü, kan basıncı arttı ve kalp atışları hızlandı. Nihayetinde içindeki elektrikli alet canavarı mini Hulk röarh! diye çıktı. Bir ses çıkardığı için vvvvuuuffffff dedi ama o çamaşır makinesinin ve aynı zmaanda bulaşık makinesinin efektiydi ne yapmalı ne yapmalı derken çok telaş yaptı, adını söyleyemedi diye kızdı. Hemen annesi yardımına koştu "Baba saçlarını kesiyor böyle" diye başka bir şeyle göstermişti ama babaannesi geçen gün Ysmsn'ın yerini bildiği traş makinesinin çekmecesini açıp bir güzel eline verince Yaman bir nevi hayatının en mutlu gününü yaşadı işte annesinin babasının eline vermediği şeyi babaannesi vermişti, "babaannem çok yaşa!" diye bakan gözlerinde gördüm ben o sevinci :)
Saç kurutma makinesi oğluma kurcalamak isteyip merak etme; ama aynı zamanda korkup kaçma ve  çatışmasını yaşatan aletlerden bir tanesi. ir süre sonra ısındığı için hem cıs olma özelliği var hem elektrikli süpürge gibi ses çıkarabiliyor hem de parlak, üstünde düğmeler tuşlar ve upuzun bir kuyruğu var. tam Yaman'ın dişine göre!
Şu elektrikli ev aletleri ile oğlumun yaşadığı travmanın ettiğini hiçbir şey etmedi oğluma.
Bir diğeri de matkap. Matkap denen aletin keşfini Yaman ilk önce ona aldığımız kitaplarda yaptı. Kitapta matkap dzzzzzt diye deler diyerek eliyle işaret ettiği şeyi bir gün anneannesinin "aman hava güzel, şunu bari balkona çıkarayım da hava alsın" dediği gün aletlerin bulunduğu rafta kendisini bizzat görünce, Yaman dile gelmiş ve makkap makkap diye matkabı işaret etmiş. Annem de "napalım bari merakını gidersin" diye önüne koymuş matkabı. Kurcalamaya doyamayan Yaman'ın  sayıklamalarına dayanamayıp biz de gittik, üzerinde Spiderman kutusu olan bir alet çantası aldık. Evet yanlış anlamadınız bir adet alet çantası ve üzerinde Spiderman resmi var. Nedenini bilmiyorum bir anlam da verebilmiş değilim. Neyse matkabı görünce bayağı sevinen Yaman mutlu mesut yaşarken, bir gün Oğuz Dayı geldi bizi ziyarete elinde de afili bir alet seti. Aman Allahım o nasıl bir mutluluk ve şaşkınlık ifadesiydi yüzündeki? Resmen yiyecek bir şey görmüş gibi ağzının suları aktı :)


Deodorant
Deodorant pıssst diye sıkılır, eline geçen bir deodorant şişesini ısrarla herkese sıkar. Gördğ mğ ister vermezsen arıza çıkar.


Ve tabi ki her çocukta olan diğer özellikler de yazılsın. Damacanayı kucaklayıp salona getirme, telefonu kurcalama, anahtarın şıngırtısını duyunca anahtarı isteme ve boş bulduğu andabulaşık makinesine girme gibi özelliklere de sahiptir bu minik kişi. Çalışır durumdaki çamaşır makinesini uzun uzun izler bir de "vuuuu" der ve değişen konumlara göre sallanıp ritm tutar.

Bir de yasak olduğunu bildiği halde bir şekilde bilgisayar karşısında yalnızsa ve kimse kendisini görmüyorsa, dikiş makinesinin olduğu odaya fırsattan istifade girdiyse ve yine kimse kendisini görmüyorsa kurcalama evirip çevirme ve bozma eylemlerine başlar.

Çocuğumla öğrendiklerim Vol 1#




  




 

Ben bir sürü şey öğrendim Yaman sayesinde. Sabır, uykusuzluğa karşı direnç, uykusuzluk, açlık ve bacağınıza yapışıp anneeeğğğğğ diye ağlayarak tuvalete bile gitmenize izin vermeyen bi çocuğa rağmen dişlerinizi sıkıp mantıklı düşünebilme yeteneği. 
Bir de her şey farklı olsun güzel olsun isteği gelişiyor insanın içinde. Buna en abuk subuk ayrıntılar da dahil, giyimi, kuşamı, eğitimi, vesairesi de...
Doğumda kapımıza asılacak süs güzel olsun, benim olsun. diş buğdayındaki kurabiyeleri ben de yaparım!, çocuğum için süper kitaplar alırım bununla da kalmam, okurum da okurum. 
Aynı anda Yaman'ı terbiye edebilen bir aslan terbiyecisi olabilir ve onun kafasını vurabileceği köşeleri, parmağını sokacağı prizleri görebilir, bunları ekarte edip aynı anda eşimle muhabbet edebilir, anneme komutlar yağdırabilir, Yamanın saçların karıştırıp onu oyalayacak bir hikaye anlatırken ağzına kahvaltısını sokuşturabilirim. 
CV dediğin böyle olur. 


  

Forum'da buluş(ama)ma

Yaman, Ayşegül, Yaman'ın annesi ve Arven'den oluşan ekiple dün Bayrampaşa Forum'a gittik. Ayşegül şöyle diyordu: "Çok sıkıldım hem kendimize bir şeyler bakarız". İlk gittiğimiz kat tabi ki çocuklara yönelik mağazaların olduğu zemin kattı. Mothercare, GAP, Joker, e-bebek arasında gidip geldik.

Araya bir sürü kaka, bir sürü emzirme girdi. Çocuklara bir şeyler alıp bir şeylere baktıktan, bir sürü şeyi elleyip bıraktıktan sonra karnımız acıktı ve üst kata çıktık. Yemek yedik, Ayşegül emzirdi ben Yaman'ı tuvalete götürdüm, geri döndüğümde ben emzirdim Ayşegül Arven'in altını temizlemeye gitti. Sonra kalktık, iki mağaza sonra tam biraz kendimize bir şeyler bakalım derken benim tuvalete gitmem gerekti Ayşegül Yaman'ın başında nöbet tuttu kucağında Arven'le, geri döndüğümde artık birlikte dolaşabilecektik ki Arven huysuzlandı. Ayşegül emzirmeye gitti. Sonra bir yorulmuşuz ki sormayın gitsin. Sonra kocalarımız geldi bizi almaya, 15'er dakikadan çocukları kucaklarında tuttular, biz dinlendik (!), sağolsunlar çok inceler. Yol boyunca emzirme, avutma devam etti.

Arabalara binmeden önce Ayşegül'e dedim ki: "Ayşegül biz seninle görüşemeden birlikte gezmiş olduk farkında mısın?" Acı acı güldü Ayşegül kardeş. Bu annelerin arada bir kendini şımartması lazım böyle, takılmak lazım. Bu da size örnek olsun anne halkı!